Özerk araç sektörü, ABD’de uzun süredir net bir federal çerçeveden yoksun biçimde faaliyet gösteriyor; ancak bu belirsizlik yakında son bulabilir. Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), robotaksi güvenlik kuralları için 2028 yılını resmi bir hedef olarak belirledi. Trump yönetiminin mevcut dönemi bitmeden hayata geçirilmesi planlanan bu düzenleme çerçevesi, hem üreticilere hem de operatörlere uzun süredir beklenen netliği sunmayı amaçlıyor.
Performansa Dayalı Yeni Bir Yaklaşım

NHTSA Başkanı Jonathan Morrison, Bloomberg’e verdiği röportajda kurumun hedefini somut bir şekilde ortaya koydu: Üreticilerin, geliştirdikleri aracın gereksinimleri karşılayıp karşılamadığını kesin olarak bilebileceği bir standartlar seti oluşturmak. Bu yaklaşım, onlarca yıllık tasarım odaklı kuralların yerini almayı hedefliyor. Eski kurallar, her aracın direksiyonunda bir insan sürücü bulunacağını varsayarak şekillendirilmişti. Yeni çerçeve ise aracın nasıl davrandığına odaklanacak; yani fiziksel kontrollerin varlığından ziyade sistemin gerçek dünyada ne kadar güvenli hareket edebildiğini ölçecek. Örneğin bir aracın, yolun ortasında duran bir itfaiye kamyonunu güvenle geçip geçemediği, sahip olduğu pedal veya direksiyondan çok daha belirleyici bir kriter haline gelecek. Kurum bu doğrultuda kamudan ve sektörden görüş toplayarak özerk sürüş sistemleri için davranışsal yeterlilikler tanımlamayı ve bu yeterlilikleri nesnel testlerle ölçmeyi planlıyor. Nisan 2026 sonuna kadar süren kamuoyu yorum süreci de Morrison’ın şekillendirdiği bu çerçeveye doğrudan beslenmiş durumda.
Direksiyon ve Pedal Zorunluluğu Tarih Oluyor mu?
NHTSA’nın reform adımları yalnızca performans standartlarıyla sınırlı kalmıyor; donanım gereksinimleri de köklü bir dönüşüm geçiriyor. Kurum geçen ay, yolcu taşımayan ya da tam otonom araç tasarımlarında fren pedalı zorunluluğunu ortadan kaldırmayı önerdi. Morrison, direksiyon simidi zorunluluğunun da değerlendirilmekte olduğunu doğruladı: Hiçbir zaman insan tarafından kullanılmayacak şekilde tasarlanan bir araçta manuel kontroller istemek mantıklı değil. Bunların yanı sıra NHTSA, aşağıdaki donanım zorunluluklarını da kaldırmayı teklif etti:
- Dış ve iç dikiz aynaları
- Vites ekranı
- Ön cam silecekleri
- Güneş siperliği
- Cam buğu çözme sistemleri
- Lastik bilgi etiketleri
Bu değişiklikler, Tesla’nın Cybercab’i ve Amazon’un Zoox’u gibi özel tasarım robotaksiler için büyük bir düzenleyici belirsizliği ortadan kaldıracak. Şu anda yalnızca iki şirket aktif muafiyet statüsüne sahip: Zoox, Ağustos 2025’te direksiyon ve pedalsız iki yönlü robotaksisi için tarihte ilk AVEP muafiyetini alan şirket oldu. Nuro ise Şubat 2020’de yolcusuz teslimat robotu R2X ile bu alanda ilk muafiyeti elde eden isim olarak kayıtlara geçmişti. Waymo ise farklı bir konumda: Standart araçları kendi yazılımıyla otonomlaştırdığı için mevcut kurallara teknik olarak tam uyumlu sayılıyor ve herhangi bir muafiyete ihtiyaç duymuyor. Muafiyet kapsamında faaliyet gösteren şirketler ise yıllık yalnızca 2.500 uyumsuz araçla sınırlandırılmış durumda.
Güvenlik Tartışmaları ve Sektöre Verilen Mesajlar
Yeni düzenleme süreci, özerk araç firmalarına yönelik artan denetimle eş zamanlı ilerliyordu. Sektörün en büyük oyuncusu konumundaki Waymo, yaklaşık 4.000 araçlık filosuyla ABD’nin lider robotaksi operatörü olmayı sürdürüyor. Ancak şirket, araçlarının aktif inşaat alanlarından yüksek hızla geçmesi nedeniyle yakın zamanda neredeyse tüm filosunu geri çağırmak ve otoyol operasyonlarını askıya almak zorunda kaldı. Durmuş okul otobüslerini geçen araçlara ilişkin Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu soruşturmaları ve Ocak ayında bir ilkokulun yakınında çocuğa çarpan araç olayı da gündemdeki yerini koruyordu. Morrison, Waymo dahil tüm özerk araç geliştiricilerine açık bir uyarıda bulundu: Araçların acil müdahale ekiplerinin çalışmasını engellemesi kabul edilemez bir durum ve bu konuda şirketlere uyum için yalnızca bir aylık süre tanındı. Kurumun Mart 2026’da düzenlediği ulusal otonom araç güvenlik forumu ise sektörü bir araya getirdi; Waymo, Zoox ve Aurora temsilcileri güvenlik performans metrikleri ile uzaktan yardım kurallarını tartışmak üzere sahneye çıktı. Tesla ise konuşmacılar arasında yer almadı ve genel raporlama yükümlülüklerine aktif biçimde direnç göstermeye devam ediyor. Morrison’ın 2028 takvimi, federal hükümetin Trump’ın görevi bitmeden hem donanım hem de performans standartlarını yeniden yazabileceğine dair güçlü bir iddiayı yansıtıyor; ancak bu adımın eyaletler arası düzenleyici karmaşayı tamamen çözüp çözmeyeceği henüz belirsizliğini koruyor.






