TEST SÜRÜŞLERİ Volkswagen

2020 Volkswagen Caravelle test sürüşü

Dile kolay tam 1949 yılından beri bu yana dünyada satılan ve 20 milyonu aşkın başarılı bir geçmişe sahip olan Transporter, bugün sınıfının çok ötesinde adeta kendini otomobil gibi hissettiren özelliklerle karşımıza çıkıyor.

Dıştan bakıldığında minör değişikliklere sahip olan modeldeki asıl değişim aslında içerde ve teknolojik gelişmelerde yer alıyor. Bunlarında başında da şüphesiz başı çeken tamamen yenilenmiş sürücü kokpiti oluyor.

Araç tasarım anlamında göze kesinlikle daha yenilikçi görünüyor. Onun tamamen yeni hissettirdiği söylemek çok kolay değil. Ama çizgileri tamamen yeni. Bolca krom şeritler ve gövde rengi tamponlarıyla albenisi yüksek bir görünüm sunuyor. Yenilenen ön tasarım aslında tamamen genişliği vurguluyor. 

Opsiyonel olarak sunulan LED farlar’da Caravelle’e ayrı bir hava katıyor. İsterseniz asıl devrimin yaşandığı iç mekana göz atalım. 

Kabin artık bir otomobil gibi

Direksiyona oturduğunuz anda değişen konsol sizi karşılıyor. Neredeyse bir Passat gibi. 6.5 inçlik ekranlı sistem standart. Opsiyonel olarak sunulan, otomatik olarak park alanına giriş çıkış sağlayan park asistanı ve geri görüş kamerası özellikleri de bu artık yeni Caravelle’in bünyesinde yer alıyor.

2020 Caravelle Fiyat Listesi’ne ulaşmak için tıklayın

Yeni sürücü destek sistemleri arasında yine opsiyonel olarak sunulan; şeritten çıkma durumunda direksiyona müdahale ederek aracı şerit içinde tutmaya yardımcı olan şerit takip asistanı, yeni Caravelle’in otomatik olarak park alanına giriş çıkış yapmasını sağlayan park asistanı, römorkla geri gitmeye çalışan sürücülerin manevra yapmasını kolaylaştıran römork dengeleme asistanı, sürücüye trafik işareti ve hız sınırlarını gösteren trafik işareti tanıma gibi sistemler yer alıyor.

Bunlara el olarak, yorgunluk tespit sistemi ve rüzgar savrulma asistanı da artık standart. Hem yukarı doğru hem de yana açılır bagaj seçeneklerinde uyumlu geri görüş kamerası da opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Bir başka güvenlik sistemi olan ‘İkincil çarpışma önleme asistanı’ da standart olarak sunuluyor. Sistem, olası ikinci çarpışmayı önleme amacıyla ilk çarpışmadan sonra aracı frenliyor. İki bağımsız sensör sayesinde çarpışmanın derecesini algılıyor ve çarpışma yeterince kuvvetliyse aracı frenliyor ve hızını 10 km/s’ ye kadar düşürüyor. Frenleme esnasında sürücü aracın kontrolünü istediği zaman devralabiliyor.

Malzeme kalitesi artmış

Yeni Caravelle’de malzeme kalitesinin de arttığı görüyoruz. Artık daha fazla kullanım kolaylığı sağlayan birçok saklama gözü yer alıyor. 

Sürüş anlamında da otomobil bir hayli gelişim göstermiş. Hem sessiz bir sürüş sahip hem de artık daha çabuk cevap veren ve hisli bir direksiyona… İlk kez sunulan elektromekanik servo direksiyon, iki büyük avantajı da beraberinde getiriyor. Hidrolik sistemin aksine yeni direksiyon sistemi, yüksek hızlarda güvenliği, düşük hızlarda da konforu artırıyor.

Kaputun altında da verimliliği artırılmış 2.0 lt’lik ünite görevine devam ediyor. 150 HP gücündeki bu motor hem düz hem de otomatik olarak tercih edilebiliyor. Test aracımızın hemen yanındaki Bulli logosu ise 1949 yılında güçlü görünümü nedeniyle ‘Bulli’ takma adı verilen T1’den geliyor. 

Diğer Yazılar

Yeni Volvo S90 ile Yeni Sürüş Deneyimi

Volvo XC90 B5 test sürüşü

admin

TEST: VW Golf GTI Deneyimi