Avrupa Birliği (AB), otomotiv dünyasında taşları yerinden oynatacak yeni bir güvenlik aşamasına resmen geçiş yaptı. 7 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren güncellenmiş Genel Güvenlik Yönetmeliği (GSR) kapsamında, AB ülkelerinde satılan tüm yeni binek araçlarda ve minibüslerde sürücü izleme sistemi bulunması yasal bir zorunluluk haline geldi. Artık fabrikadan çıkan her yeni aracın konsolunda, gözünüzü yoldan ayırıp ayırmadığınızı kontrol eden bir kamera yer alacak.
Birçok otomobil üreticisi hâlihazırda yorgunluk algılama sistemlerini opsiyonel olarak sunuyordu. Ancak yeni yasa, bu teknolojiyi isteğe bağlı bir donanım olmaktan çıkarıp standart bir zorunluluk yapıyor. Üstelik bu durum sadece Avrupa’yı değil, benzer regülasyonları 2027 yılına kadar devreye almayı planlayan Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) de yakından ilgilendiriyor.

Gözünüzü 3.5 Saniye Yoldan Ayırırsanız Alarm Çalacak
Yılda yaklaşık 15 milyon yeni aracı etkilemesi beklenen bu hamlenin merkezinde Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarı Sistemi (ADDW) yer alıyor. Sistem, araç konsoluna entegre edilmiş kızılötesi sensörler ve özel bir yazılım yardımıyla çalışıyor. Yapay zeka destekli bu yazılım, sürücünün kafa ve göz hareketlerini anlık olarak analiz ediyor.
Yazılım; multimedya ekranı, gösterge paneli, direksiyon simidi ve orta konsol gibi bölgeleri “dikkat dağınıklığı alanı” olarak kodluyor. Eğer sürücü;
- 20-50 km/s hızlar arasında 6 saniyeden uzun süre,
- 50 km/s üzerindeki hızlarda ise 3.5 saniyeden uzun süre gözünü bu alanlara dikerse, sistem hem görsel hem de sesli olarak alarm vermeye başlıyor.
Yanlış alarmları önlemek adına yazılıma 50 milisaniyelik bir esneklik payı tanımlanmış durumda. Avrupa Komisyonu, kazaların %10 ila %30’unun dikkat dağınıklığından kaynaklandığını belirterek, bu sistem sayesinde 2038 yılına kadar 25.000 hayatın kurtulabileceğini öngörüyor.

Gizlilik Tartışmaları ve “Casus Kamera” Endişesi
Her ne kadar yol güvenliğini artırmak kulağa hoş gelse de, bu kameralar ciddi bir tüketici tepkisini ve gizlilik tartışmasını da beraberinde getirdi. Sürüş testlerini gerçekleştiren uzmanlar, sistemlerin normal bir göz kırpma hareketini veya anlık kafa çevirmelerini bile “uyku belirtisi” olarak algılayıp sürekli sürücüyü rahatsız ettiğini belirtiyor. Ayrıca zorunlu kılınan her elektronik paketin, yeni araç fiyatlarını daha da yukarı çekmesinden endişe ediliyor.
En büyük tartışma konusu ise veri gizliliği. AB’nin resmi kanun metninde, sürücü izleme sisteminin dış dünyayla bağlantısız, tamamen kapalı devre bir mimariyle (closed-loop) çalışması gerektiği açıkça belirtiliyor. Yani verinin araç içinde kalması gerekiyor. Ancak bağımsız denetim mekanizmalarının henüz kurulmamış olması soru işaretleri yaratıyor.
Örneğin Volvo’nun, bu sistem verilerini gerçek zamanlı olarak güvenli harici bulut sunucularında işlediğini kabul etmesi, yasanın esnetildiğine dair tartışmaları alevlendirdi. Geçmişte bazı otomotiv devlerinin sürücü alışkanlıklarını takip edip bu verileri sigorta şirketlerine sattığının ortaya çıkması, otomobillerin birer “yüksek teknoloji casusuna” dönüşme riskini her geçen gün artırıyor.

Yeni Yasayla Gelen Diğer Zorunlu Özellikler
Yürürlüğe giren yeni mevzuat sadece sürücü izleme kameralarıyla sınırlı değil. Yeni standartlar kapsamında tüm yeni binek araçlarda şu özelliklerin de bulunması zorunlu oldu:
- Yaya ve bisikletlileri algılayabilen gelişmiş Gelişmiş Acil Frenleme Sistemi (AEB),
- Sürücüler için geliştirilmiş ön görüş açısı standartları,
- Olası çarpışmalarda yayaları korumak adına genişletilmiş güvenlik camı alanları,
- Aşınmış lastikler için ek güvenlik testleri.






