Škoda Auto, elektrifikasyon stratejisi kapsamında ana üretim tesisi Mladá Boleslav’daki batarya üretim kapasitesini artırmak için 205 milyon Euro yatırım gerçekleştirdi. Yeni yatırımla birlikte marka, yıllık 335 bin adedin üzerinde üretim kapasitesiyle Volkswagen Grubu’nun en büyük batarya sistemi üreticisi konumuna yükseldi.
Yıllık 335 Bin Adet Batarya Üretim Kapasitesi
Günde 1.100’den fazla “cell-to-pack” batarya sistemi üretebilen tesis, yüksek üretim hacmiyle dikkat çekiyor. Bu yatırım aynı zamanda Škoda’nın ana fabrikasında gelecekte yılda 200 bin adede kadar elektrikli araç üretiminin önünü açıyor.

%30’a Varan Maliyet Avantajı
Yeni batarya sistemleri, LFP kimyası ve standartlaştırılmış hücre kullanımı sayesinde mevcut MEB bataryalara kıyasla %30’a varan maliyet avantajı sağlıyor.
- LFP batarya kimyası
- Standart hücre yapısı
- Şirket bünyesinde üretim
- Dayanıklı ve sadeleştirilmiş montaj süreci
Yüksek Otomasyonlu Üretim Tesisi
55 bin metrekarelik yeni üretim tesisi, yüzde 84 otomasyon oranı ve 131 robotla faaliyet gösteriyor. 60 saniyelik çevrim süresiyle çalışan hat; hücre işleme, dizilim, hassas kaynak ve nihai montaj süreçlerini kapsıyor.

274 Bin Ton CO₂ Azaltımı Hedefi
Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer, yatırımın yalnızca üretim kapasitesi değil aynı zamanda sürdürülebilirlik açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Marka, 2027 yılına kadar yaklaşık 274 bin ton CO₂ emisyon azaltımı hedefliyor.
Elektrikli Model Atağı Hızlanıyor
2025 yılında tamamen elektrikli araç satışlarını iki kattan fazla artıran Škoda, Avrupa’da en çok satan dördüncü elektrikli marka konumuna ulaştı.
2026 yılında elektrikli ürün gamını iki katına çıkarmayı planlayan marka:
- Yeni Epiq: Daha erişilebilir elektrikli model (2026 ortası)
- Peaq: İlk E-Segment elektrikli SUV (2026 ikinci yarı)
Elroq modeli ise markanın Avrupa’daki elektrikli başarısında önemli rol oynuyor.
Škoda’nın Elektrifikasyon Stratejisi
2019’dan bu yana batarya üretim deneyimine sahip olan Škoda, yeni yatırımla birlikte Avrupa tedarik zincirini güçlendirmeyi ve elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Bu adım, markanın üretim, tedarik ve enerji kullanımında karbonsuzlaşma hedefini desteklerken Çek Cumhuriyeti’nin Avrupa’daki otomotiv merkezi konumunu da pekiştiriyor.