2.EL TEST MINI OTOMOBİL

TEST: MINI Cooper 1.5 lt 5 Kapı (2015-)

Klasik MINI’nin ardından 2000’li yıllarda BMW çatısı altında yeniden merhaba diyen bu ikonik model otomobil dünyasına bomba gibi düşmüştü. Retro görünümü günümüzün modern tasarım çizgileriyle son derece iyi sentezlenmişti. Sürüş özellikleri mükemmele yakındı ve başka hiçbir otomobile benzemiyordu. Herkes tarafından çok sevildi ve sınıfında örnek alınarak karşısına benzer konseptte farklı rakipler çıktı. Yedi yıl boyunca sadece üç kapılı hatchback karoserle üretildi.

İlk farklı versiyonu 2007 yılında Clubman olmuştu. Bizler, asimetrik bir şekilde arka kapıları açılan bu enteresan MINI’yi gördüğümüzde çok şaşırmıştık. Ardından Cabrio, Coupe, Roadster derken ilk dört kapılı MINI kimliğine sahip Countryman’la tanıştık.

Fakat bu otomobil diğerinden bir hayli farklıydı. Beş kapılı mini bir SUV yapısında üretilmişti ve bu yapısından dolayı da varolduğu WRC’de dahi bir başarı gösteremeyecekti.

Bana göre üç kapılı hatchback modelinin ardından üretilen her MINI türlü eksikliklere ve sorunlara sahipti. Kimi üç kapı kadar iyi yol tutmuyordu, kimiyse çok sertti. Bir başka model ise ergonomik değildi. Ama tüm bileşenleri en iyi şekilde yorumladığı MINI Cooper her zaman ve bugün de söylediğim gibi üç kapılı olan hatchback versiyonuydu.

Üçüncü jenerasyon (R56) MINI Cooper’ın tanıtılmasının ardından 2014 yılı içinde otomobili defalarca test ettik. Her yönüyle mükemmeldi. Zaten iyi olan sürüş özellikleri daha da gelişmiş, yeni motorlar gelmiş ve kalite hissi bir üst seviyeye ulaşmıştı.

MINI markası o kıvrak hareketi yeniden yaparak bu sefer en güvenliği güçlü üç kapılı modeli temel alarak beş kapılı bir MINI ortaya çıkarmaya karar verdi. Autocar olarak bugün beş kapılı MINI’nin direksiyonuna geçtik ve bakalım işlerin üç kapıdaki kadar rafine olup olmadığına bakacağız.

İsterseniz konuya boyutlarla başlayalım. Beş kapılı MINI 3982 mm’lik uzunluğuyla üç kapılı MINI’den 161 mm daha uzun ve 72 mm büyüyen aks mesafesiyle bu değer 2567 mm’ye ulaşıyor. Bu gelişmelerle birlikte, 72 mm daha fazla diz mesafesi, 15 mm daha fazla baş yüksekliği ortaya çıkmış oluyor. Kabinin ön tarafında ise bir değişime gidilmemiş. Büyüyen boyutların bir kısmından da bagaj bölümü nasibini almış. Üç kapılı versiyonda 278 lt olan bu hacim değeri beş kapıda 67 lt daha geniş bir şekilde bizleri karşılıyor.

Peki bu büyüyen boyutlar otomobilin içine nasıl yansıyor? Bunu arka kapıdan giriş yaparak özetleyebilirim. Arka kapıları boyutları ve giriş kısımları oldukça dar. Fakat burdan giriş yaptıktan sonra eğer ön koltukta oturanlar çok geride değillerse, diz mesafeniz sorunsuz. Bizzat beş iri erkek olarak binmeyi başardığımız beş kapılı MINI’de, Taksim’den Maslak’a kadar bir yolcuğu başarılı bir şekilde gerçekleştirdik.

Kabindeki malzeme kalitesi hem önde hem de arkada eskisinden çok daha iyi. Yumuşak dokunuşlu plastiklere otomobilin hemen yer yerinde rastlamanız mümkün. Yine üç kapılı kardeşine oranla 11 mm artan yüksekliğine rağmen dinamik ve çevik yapısından birşey kaybetmemiş olan otomobilin keyif veren sürüş keyfi üç kapı kadar olmasa da büyük ölçüde mevcut.

Bu model için yeniden optimize edilen ağırlık dengesi ve süspansiyon özellikleri tek mafsallı yay bağlantılı ön aks ve çok bağlantılı bir arka aks ile tipik MINI go-kart hissini yaşatmaya çalışıyor.

Altı kademeli bir otomatik şanzımanın görev yaptığı beş kapılı MINI’de, BMW’nin yeni nesil üç silindirli TwinPower Turbo teknolojisine sahip 1.5 lt hacmindeki motoru görev yapıyor. Oldukça akıcı ve ekonomik olan bu ünite; 4500-6000 d/dak’da 136 bg, 1250-4000 d/dak’da 220 Nm tork üretiyor. Sürüş modu seçmenize olanak sağlayan vites kolunun arkasındaki bir düğme bulunuyor. Düğmeyi sola çevirince ekonominin tüm nimetlerinden faydanmaya çalışan MINI, düğmeyi sağ çevirdiğiniz anda iki aşamalı olarak normal ve sportif moda geçiyor. Modlardan sportif olanı ‘maksimum go-kart hissi’ ve bu seçenekte otomobilin gaz ve sürüş tepkileri üst seviyeye ulaşıyor. Fakat hissini çok beğenmediğim elektromekanik elektrikli direksiyonun tepkileri ve ağırlığı da bu modda iyice artıyor.

MINI’nin konsolunda son versiyonla entegre edilmiş dijital bilgi ve multimedya ekranı çok yönlü. Bu sürüş modlarını da MID, GREEN ve SPORT olarak buradan izleyebiliyorsunuz. Kullandığımız test otomobilinde 205/45 R 17 ölçüsünde kış lastikleri olmasına rağmen konfor seviyesi oldukça aşağılardaydı. Sert bir yaz lastiği ile bunun daha da rahatsız edici olacağını düşünüyorum. Eğer bu otomobili tercih edecekseniz tavsiyem, mutlaka 16 inç’lik jantları tercih etmeniz yönünde.

Diğer Yazılar

Total ve Tatil Sepeti İkilisi Kazandırıyor

Mercedes-Benz Türk “Kullanılmış Otomobil” müşterilerine güven sunuyor

Ahmet Armağan

Toyota Hibrit satışları 10 milyon adetlere koşuyor