Amerika Birleşik Devletleri’nde federal enerji politikasındaki ani u-dönüşü, sektörü derinden sarstı. BlueGreen Alliance’ın hazırladığı rapora göre Trump yönetiminin Biden döneminde hayata geçirilen temiz enerji teşviklerini geri çekmesi, 111.765 işin yok olmasına ve 82,9 milyar dolarlık yatırımın buharlaşmasına neden oldu. Trump temiz enerji politikası, yalnızca geçmişteki kazanımları silmekle kalmayıp sektörün geleceğini de ciddi ölçüde tehdit etmeye devam ediyor.
Biden’ın İnşa Ettiği, Trump’ın Yıktığı: 223 Proje İptal Edildi
Biden yönetimi döneminde ABD, temiz enerji alanında köklü bir dönüşüm hedefiyle yola çıktı. Güneş, rüzgar ve elektrikli araç ekosistemi gibi alanlarda yüzlerce proje başlatıldı; milyarlarca dolarlık federal teşvik paketi devreye sokuldu. Şirketler bu teşviklere güvenerek fabrikalar kurdu, araştırma-geliştirme süreçlerini başlattı ve on binlerce kişiyi istihdam etti. Yatırımcılar uzun vadeli planlar yaptı, yerel yönetimler bölgelerine çektikleri bu projelere bel bağladı. Ancak Trump yönetiminin iktidara gelmesiyle birlikte bu politikaların adım adım geri alınması, tam anlamıyla bir yıkım etkisi yarattı.
BlueGreen Alliance raporuna göre söz konusu politika tersine dönüşleri, toplam 223 farklı projenin ya durdurulmasına ya da tamamen iptal edilmesine yol açtı. Bu projelerin toplam değeri 82,9 milyar doları buluyor. Söz konusu rakam, yalnızca büyük şirketlerin uğradığı zararı değil; tedarik zincirindeki küçük ölçekli işletmelerin, müteahhitlerin ve yerel ekonomilerin yaşadığı çöküşü de kapsamaktadır. BlueGreen Alliance, Amerikalı işçi sendikalarını ve çevre kuruluşlarını bir araya getiren kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütüdür. Kuruluşun Araştırma Başkan Yardımcısı Roxanne Johnson, bu rakamların mevcut yönetimin politikalarının yol açtığı akıl almaz yatırım ve iş kaybını çarpıcı biçimde gözler önüne serdiğini açıkladı.
111.765 İş Gitti, 1,2 Milyon İş Tehlikede
İptal edilen ya da askıya alınan projelerin doğrudan sonucu olarak 111.765 kişi işini kaybetti. Bu işlerin büyük bölümü, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının yoğunlaştığı eyaletlerdeki orta gelirli çalışanları kapsıyordu. Ancak asıl endişe verici olan tablo, önümüzdeki döneme ilişkin. Aynı rapor, mevcut politika ortamında 3.034 projenin daha sıkılaştırılmış vergi kredisi şartlarıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Bu projelerdeki toplam finansal risk 695,2 milyar dolara ulaşıyor; yaklaşık 1,2 milyon iş ise tehlike altında bulunuyor.
Üstelik iş güvencesinin ötesinde çalışan sağlığı da ciddi bir sorun haline geldi. ABD Çevre Koruma Ajansı EPA, bazı sektörlerdeki tehlike koruma kurallarını geri çekti. Bunların arasında kömür madencilerini silika tozu solumaktan koruyan düzenlemeler de yer alıyor. Bu adımın, neredeyse tarihe karışmış olan kara akciğer hastalığını yeniden gündeme taşıyabileceği konusunda ciddi uyarılar yapılıyor. Politika değişikliklerinin insan bedeline yansıması, salt ekonomik kayıpların çok ötesine geçiyor.
EV Teşvikleri Kaldırıldı, Tüketici de Ağır Bedel Ödüyor
Trump yönetiminin temiz enerji karşıtı tutumu yalnızca büyük ölçekli yatırım projelerini etkilemekle kalmadı; doğrudan tüketicilerin cebine de vurdu. Kamuoyunda One Big Beautiful Bill Act adıyla bilinen yasa tasarısı kapsamında, hem yeni hem de ikinci el elektrikli araç alımlarına tanınan federal vergi kredileri ve teşvikler tamamen ortadan kaldırıldı. Bu durum, yıllardır büyümeye çalışan ABD elektrikli araç pazarında önemli bir ivme kaybına zemin hazırlıyor. Zira vergi kredileri, tüketicilerin elektrikli araçlara yönelmesinde belirleyici bir etken olarak öne çıkıyordu.
Tüm bu gelişmelerin büyüklüğünü somutlaştırmak açısından temel rakamları bir arada görmek faydalı olacaktır:
- İptal edilen proje sayısı: 223
- Kaybedilen toplam yatırım: 82,9 milyar dolar
- Yok olan iş sayısı: 111.765
- Risk altındaki ek proje sayısı: 3.034
- Tehlikedeki toplam yatırım: 695,2 milyar dolar
- Tehdit altındaki iş sayısı: yaklaşık 1,2 milyon
Federal politikaların bu denli sık ve köklü biçimde değişmesi, şirketlerin uzun vadeli yatırım planlaması yapmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Temiz enerji sektöründeki bu derin belirsizliğin ve yaşanan kayıpların faturasının kime kesileceği ise önümüzdeki yıllarda çok daha net biçimde ortaya çıkacak.






