Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı olan Çin, devasa satış rakamlarının ardından şimdi madalyonun diğer yüzüyle karşı karşıya: Ömrünü tamamlayan milyonlarca batarya. Pekin yönetimi, yaklaşan bu atık dalgasını yönetmek için hem teknolojik geri dönüşüm yöntemlerini hem de “İkinci Hayat” stratejilerini devreye sokuyor.
Çin, son on yılda uyguladığı agresif teşvikler ve üretim kapasitesiyle küresel elektrikli araç (EV) devriminin lokomotifi oldu. Ancak ilk nesil elektrikli araçların yollara çıkmasının üzerinden geçen sürenin ardından ülke, şimdi benzeri görülmemiş bir lojistik ve çevresel sınavla yüzleşiyor: “Batarya Emekliliği.”
İlk Nesil Yollara Veda Ediyor
MIT Technology Review ve t3n’de yer alan verilere göre, Çin’deki bu dönüşümün canlı bir örneği olan Wang Lei’nin hikayesi, binlerce araç sahibinin durumunu özetliyor. 2016 yılında “geleceğin teknolojisi” olarak gördüğü elektrikli aracını satın alan Lei, 2025 yılına gelindiğinde batarya performansındaki ciddi düşüş nedeniyle aracıyla vedalaşmak zorunda kaldı. Devletin hurda teşvikleri sayesinde aracını geri dönüşüme vererek yaklaşık 28.000 Yuan (yaklaşık 135.000 TL) gelir elde eden Lei, aslında yaklaşan dev dalganın sadece küçük bir parçası.
2025 Sonuna Kadar 820.000 Ton Atık
Veriler, sorunun boyutunu gözler önüne seriyor. Çin’de sadece 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 820.000 ton bataryanın kullanım ömrünü tamamlayarak atığa dönüşmesi bekleniyor. 2030 sonrasında ise bu rakamın milyonlarca tona ulaşacağı öngörülüyor.
Bu atık yığınına, sektördeki vahşi rekabetin getirdiği “yetim bataryalar” da ekleniyor. Çin’de son yıllarda iflas eden 400’den fazla elektrikli araç girişimi, arkalarında geri dönüşümünden kimsenin sorumlu olmadığı, sahipsiz milyonlarca batarya hücresi bıraktı.
Çözüm Arayışı: Geri Dönüşüm ve “İkinci Hayat”
Çinli yetkililer ve şirketler, bu krizi fırsata çevirmek için iki aşamalı bir strateji izliyor:
- İkinci Hayat (Second Life): Otomobiller için artık yetersiz kalan ancak tamamen tükenmemiş bataryalar, telekomünikasyon baz istasyonlarında yedek güç kaynağı olarak veya yenilenebilir enerji depolama alanlarında yeniden kullanıma sokuluyor.
- Yüksek Teknolojili Ayrıştırma: Ömrünü tamamen tamamlayan bataryalar için ise ileri geri dönüşüm teknikleri kullanılıyor. Çinli tesisler bugün nikel ve kobaltı %99, lityumu ise %90’ın üzerinde bir oranla geri kazanarak hammadde tedarik zincirine yeniden dahil edebiliyor.
“Beyaz Liste” ile “Karaborsa”nın Savaşı
Sektörün önündeki en büyük engel ise denetim. Hükümet, yüksek çevre ve güvenlik standartlarına uyan tesisleri “Beyaz Liste”ye alarak destekliyor. Ancak güvenlik önlemlerine harcama yapmayan merdiven altı atölyeler, atık bataryalar için satıcılara daha yüksek fiyatlar teklif edebiliyor. Bu durum, tehlikeli kimyasalların kontrolsüzce işlendiği devasa bir karaborsa yaratıyor.
Dünya Çin’i İzliyor
Uzmanlara göre Çin, şu anda dünyanın “batarya geri dönüşüm laboratuvarı” konumunda. Avrupa ve ABD henüz bu ölçekte bir atık sorunuyla karşılaşmadı. Çin’in bu süreci nasıl yöneteceği, gelecekte aynı sorunla yüzleşecek olan Batı ülkeleri için kritik bir ders niteliği taşıyacak. Eğer Pekin bu süreci başarıyla yönetirse, sadece çevre felaketini önlemekle kalmayacak, aynı zamanda değerli metalleri sürekli döngüde tutarak küresel hammadde hakimiyetini de pekiştirecek.